Güncel Politika Magazin Spor Sağlık Özel Haber Vİdeo Haber Yazarlar
ADALETİ YANILTTILAR
İSMAİL TAŞ HERKES İÇİN ADALET İSTİYOR !!
Bakırköy Belediyesinde Dayak Skandalı (3)
BAKIRKÖY”DE DAYAK SKANDALI (2)

Başbakan Telefon açtı

Tarih: 16.09.2015, 02:53 | GÜNCEL
Türk Televizyonlarından - Show Tv - kanalları haber merkezinde çalışan Muhabire bir ihbar gelir. İhbarda, İktidar partisi İstanbul Milletvekili, falanca isimli milletvekilinin yolsuzluk yaptığı iddia edilir anlatılanlar doğruysa skandal bir haber muhabirimizi beklemektedir.

 

Muhabir iddiaların doğruluğunu araştırır...Kimliğini gizler , muhabirimiz , sözde işadamı kimliğiyle Milletvekillerinin koruması, danışmanı, yardımcısı vs ile irtibat kurar ... Sözü edilen milletvekili nüfuzunu kullanarak yasadışı iş yapmaya müsait biridir...

 

Nihayet,  rüşvet pazarlığı dahi yapılır ki inkarı olmasın, anlatılanlar doğrudur  -ÖZEL -çekimler biter ( gizli kamera )  Sıra haberi yayınlamaya gelir .

 

Sırasıyla görüntüler eşliğinde haber yazılır , kurgu , montaj aşamaları biter, “milletvekilinin yolsuzluk haberi “ sunuma hazır hale getirilir.

 

Haber ortalığı ayağa kaldıracak cinstendir  , “ iktidar partisi bir milletvekili rüşvet pazarlığı” “ iktidar partisinde rüşvetçi bir milletvekilini rüşvet anında suçüstü yakalandı “  vs türü alt yazılarla ve milletvekilinin kimliğini deşifre etmeden ama merak uyandırarak haber öncesi tanıtımları hazırlanır ve haber öncesi fragman dediğimiz yayınlara başlanır

 

Flash Flash alt yazılarıyla . . .Milletvekilin biri. Show Haber muhabiri ile  Rüşvet pazarlığı, ayrıca  şunu yapmış az sonra.... dannnnn ...tanıtım biter . Ana haber bültenine az bir zaman kalmıştır ki bir telefon gelir, arayan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit”in  ta kendisidir , Özel kalemi aradıktan sonra anında telefonu sayın başbakana vermiştir  . .

 

Başbakan , Bülent Ecevit Genel yayın yönetmenini ( Reha Muhtar) ister , milletvekilinin kim olduğunu öğrenecektir belli ki fragmanları görmüş ve anında aramıştır çünkü tanıtım yayını biter bitmez çalmıştı telefon.

 

Sayın Başbakanın olayla ilgili,hiçbir bilgisi yok , televizyonda tanıtımda gördüğü ya da kendisine aktarıldığı kadardır bildikleri. Zaten haberin tamamını birkaç kişi dışında dışında bilen yok , sır gibidir ama o sırrı on on beş dakika sonra bilmeyen kalmayacaktır .

 

Başbakan genel yayın yönetmeninden olan biteni öğrenir, ki çok kısa süre sonra aynı anda başbakan yardımcısı arar ; Başbakanın aradığından haberi bile yok onun amacı da o milletvekilinin kim olduğunu öğrenmek ! . .

Genel yayın yönetmeni ve haberi yapan muhabir konuşur kendileriyle , telefon kapanır kapanmaz bu kez haberi yapan muhabir içişleri bakanlığından aranır ...

Dedik ya haber skandal, iktidar partisinin iki bakanı ve Başbakanı tanıtımları görür görmez telefonlara sarılmıştır tıpkı herkesten önce haberim olsun diyen eşin dostun bir de rakip kanal çalışan kankilerin aradığı gibi.

Peki ,  “Başbakan , ,başbakan yardımcısı, içişleri bakanı, vs tüm erkan aradı da ne dedi” dediğinizi duyar gibiyim; cevaplayacağım lakin asıl konu bu aramalar normal midir ? Bir Başbakan bir televizyonunun genel yayın yönetmenini, muhabirini, kameramanını arayabilir mi ?

Örneğin anlattığım söz konusu bu haber için ararsa ne der ? ne diyebilir? konuşacaklarında sınır olmalı mıdır ?

Başbakan kızar mı ? tehdit etmesi söz konusu olabilir mi ? kızar ya da ters bir laf ederse  genel yayın yönetmeninin söz söylemeye hakkı varmı dır ? Başbakana karşılık verebilir mi ?

Öyle ya boru değil yani , koskoca Başbakan, kocaman yardımcısı , bi de içişleri bakanı ki en az onlar kadar kocaman, kök söktürür adama valla.

Konudan çok kopmadan hikayenin geri kalan kısmını aktarayım kısaca.Genel yayın yönetmenimizi arayan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı aynen şunları söylemişti ;

 

“ Yayınladığınız tanıtım filmlerinde İstanbul milletvekilimiz hakkında bazı iddialar var, bu konuda aradım sizi, haber içeriğini ve olayın detaylarını bilmiyorum fakat iddialar aydınlatılana, milletvekilimiz aklanana kadar kendisinden istifasını isteyeceğim , milletvekilinin kim olduğunu öğrenebilirmiyim ?“

 

Evet Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı aynen bunları söylemişti , her zaman olduğu gibi , gayet nazik ve özenle konuşarak .

 

Başbakan yardımcısı da başbakanın talimatı üzerine olayın detaylarını öğrenmek istemişti “ sizce bir sakıncası yoksa “ diyerek ...

 

İçişleri bakanı ise konuyla ilgili kasetleri suç duyurusu ve delil olarak kabul edileceğini mümkünse yayın bandı ve ham kasetlerin saklanmasını istemişti en babacan tavrıyla ..

 

İki Bakan ve Başbakan açık açık “ yolsuzluğa bulaşan kim olursa olsun , babamızın oğlu olsa gözünün yaşına bakmayız“ demişti o konuşmalarda ve henüz o ana kadar haber yayınlanmamış sadece yirmi saniyelik tanıtım filmi yayınlanmıştı .

 

Ana haber bülteni yayın saati gelmişti ve yolsuzluk haberimiz deyim yerindeyse gümbür gümbür yayınlandı . Haber yayınlanırken daha o esnada , Başbakan bize söylediği gibi , o milletvekilinin istifasını istemiş iddiaların muhatabı milletvekili istifa etmişti .

 

Bugünün siyasi oluşumuna baktığımızda anlattıklarım hayal gibi , hatta hayal ötesi , bırakın iktidar partisinin milletvekilini haber yapmayı , kendi partilerinin belediye çalışanının yolsuzluk belgeleri elinde olsa yayınlayabilirmisiniz ...? Bu kesinlikle mümkün değil  . ya da yayınlayacak kanal bulabilirseniz yayınlarsınız !!

Sözkonusu haber ve ayrıntıları  2001 yılında Haber Reha Muhtar”ın genel yayın yönetmenliği yaptığı show Tv”de yayınlanmıştı. İktidarda koalisyon hükümeti var ; DSP genel başkanı Bülent Ecevit Başbakan , Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan , İçişleri Bakanı ise Sadettin Tantan.

Yolsuzlukla suçlanan DSP İstanbul Milletvekili olan kişi, hem arkadaşları, hem aynı partinin vekilleriydi buna rağmen koruyup kollama yoluna gitmemişler aksine hızlıca yargılamayı yeğlemişler daha o an o dakika olayın etraflıca araştırılması için savcılara talimat vermişlerdi ...

O tarihlerde ne emniyetin paralelleri vardı, ne de yargının imamları dolaşıyordu ortalıklarda .

Suç işleyen İktidar Partisi milletvekili de olsa Adalet önünde hesap verecek, suçlu bulunursa cezasını çekecekti. İddiaların doğru olmaması halinde ise beraat edecek temize çıkacaktı , olması gereken de buydu ve olması gerektiği gibi de oldu.

O milletvekili ve olaya dahil olanlar yargı karşısına çıkarıldı Çünkü ,O milletvekili,  nüfuz kullanarak-yolsuzluk- menfaat sağlamak isterken suçüstü yakalanmıştı , .

Bugünlerde olan bitenle mukayese ettiğimizde haber değeri bile yok anlattıklarımın, oysa bazı bakanlar ve çocuklarının yaptığı iddia edilen yolsuzluklar Yüzyılın soygunu manşetiyle haber oldu ve olmaya da devam edecek . ( Yandaş ve Candaş basın hariç)

Bir Bakan trilyona yakın değeri olan kol saati almış rüşvet olarak;  diğerinin aldığı yüzlerce milyon dolar vs , olduğu  iddia ediliyor . Bakan çocuklarından biri Ebrunun kocasıyla birlik olup aklımızın basmayacağı işler yapmışlar öyle para cukkalamışlar ki, evde yedi çelik kasa muhafaza etmek zorunda kalmış bakan çocuğu nasıl bir paraysa artık . .

Çevre bakanını kullanmışlar,  İstanbul başta olmak üzere memleketi satıp savmışlar , imar rantıyla yeşil alanları peşkeş çekip milyar dolarlar almışlar iddialar doğruysa ..

Bir başka iddiaya göre organize yolsuzluk , milletin parası milletin a... koyacağız diyen müteahhitlerin kasalarına akıtılmış.....

Halkbank genel müdürünün evinden ayakkabı kutularından dövizler çıkıyor hem de ömrü boyunca kendisi karısı çocukları çalışsa biriktirmeyeceği kadar çok para var o kutularda ...

İlgili bakan işin içinde , belediye başkanları var , koordineli bir çalışma yani

Sit alanlarına, villa yapımı iddiaları da işin magazin kısmı. İnternet sitelerinde dolaşan , yayınlanan ses kayıtlarının içeriği de fecaat , konuşmaların içeriğine göre ATV kanalının asıl sahibi Başbakan..

Milyarlarca liralık ihalelerin üç beş işadamı müteahhite pay edildiğini, kazanılan paralardan Recep Tayyip Erdoğan”ın hakkının muhafaza edildiği iddiaları da çok vahim .

Yayınlanmasını istemediği haberler için televizyon yöneticilerine telefon açıp yayınları durdurduğunu dinledik o ses kayıtlarından, Başbakan”da inkar etmedi bu durumu . “ Ararım”  dedi “  bir çok kişiyi aramışımdır”  diyerek ,  bir de itiraf kaçırdı ağzından ...

 

Sansür”ün kod adını Alo Fatih koydu muhalefet ve bir çok marjinal. Tüm Türkiye  hem yönetici fatih; hem gazeteci olduğunu iddia eden fatih"in nasıl emir kulu olduğunu gördü , “ Kapat , kes , kıs, işten çıkar,  onurunu kır, aşağıla , “ gırla gitmiş.

 

Hal böyleyken Başbakan direndi . "yedirmem" dedi , ne bakanını yedirdi , ne vekilini . . "paralel örgüt" dedi .. "benim kellemi istiyor bunlar" dedi ... İddialara konu olan ,Ne milyarlık avantalardan bahsetti , ne de trilyonluk kol saatinden .. imar rantına hiç girmedi zaten ...hep öfkeyle bağırdı çağırdı , karşı atağa geçti ..

“ Uzun adam diyorlar bana , ölmem için dua bile etmişler ama hamd olsun karşınızdayım dimdik duruyorum bakın görün “dedi. Kefen edebiyatına sarıldı yine  "Cebi yok ki dedi" ... "Hani nerde çaldıysam nerede o paralar” dedi...

" Almanya başta olmak üzere bir çok ülke aleyhimize çalışıyor , ne havaalanı yapmamızı istiyorlar nede köprüyü bütün onlar gelişmemizi istemeyen dış güçlerin oyunu" dedi tıpkı gezi olaylarında bahsettiği gibi bin tane lobi, mihrak soktu lügatımıza...

Dış düşmanları ve içte ki hainleri suçladı .. Paralel örgüt işin başıydı zaten; Sanki örgüt dediği , para kasaları çıkınca bir anda peydahlanmıştı , sanki bakan çocuklarının al takke ver külah işleri deşifre olunca belirivermişti parelel yapı ? Bilal Erdoğan”ın vakfı söz konusu olunca mı paralel yapı fark edildi .Paralel yapı, dikine uzayan inşaatlardaki hukuksuzluk gözler önüne serildiğinde mi görünür ,bilinir oldu.?

Recep Tayyip Erdoğan “ BANA DİKTATÖR “ diyorlar , “ ben diktatörmüyüm” diye sordu bir çok kez ...Bi de ekledi ; “ siz diktatör görmemişsiniz” diyerek . . Aslında bu soruya da cevap vermek istiyorum ama Diktatör , ne yapar, kimin nesi, kimin fesidir, hırlımı, hırsız mıdır hiç bilmem , bilmediğim konu hakkında da konuşmam ..

 

Ömrü hayatında diktatör görmeyen birinin başbakanın sorusuna cevap vermesi de yakışık almaz , o yüzden sustum ,bilenlerden öğrendikten sonra diktatör sorusuna cevabım olur elbet..!!!!!

 Neyse, konumuz paralel yapı değil, Başbakanın diktatör olup olmaması hiç değil ; konumuz 13 yıl arayla yaşanan iki farklı olay ve iki başbakanın olaylara bakış açısıydı…

 

 Bülent Ecevit , ömrünü Türkiye Cumhuriyeti varlığına adamış bir Başbakandı , “ Bağımsızlık bizim en büyük mücadelemiz” der , Bağımsız kalmanın da, demokrasiden ve insan haklarından geçeceğini söylerdi Milletine . . Vesileyle anmış olduk ruhu şad olsun mekanı cennet olsun .

 

“ Diktatör görmemişsiniz”  diyenlere de kapak olsun

( Muhabir Serdar TAY - Bir fotoğrafın hikayesi kitabımdan , alıntıdır )

 

 

Resim Galeri
  • Yaratıcı Zihinler dur durak bilmiyor
  • Yaratıcı Zihinler geleceğin Bilim Adamlarını yetiştiriyor
  • Kerimoğlu toplantı yapan işçilere Rest çekti
  • Mecliste helalleşti sıra ilçe halkında
  • Şevval Sal , Kerimoğlu düeti
  • Kulaklarımızın pası silindi
  • Leyla ile mecnun sahnelendi
  • Müjdat Gezen Sanat Merkezi Bakırköy'de açıldı ...
  • Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Düşünen Şarkılar
< >