Güncel Politika Magazin Spor Sağlık Özel Haber Vİdeo Haber Yazarlar
ADALETİ YANILTTILAR
İSMAİL TAŞ HERKES İÇİN ADALET İSTİYOR !!
Bakırköy Belediyesinde Dayak Skandalı (3)
BAKIRKÖY”DE DAYAK SKANDALI (2)

Azrail Çanakkale”de Kol geziyor

Tarih: 14.07.2015, 01:59 | GÜNCEL
Çanakkale Olay Gazetesi ,Seçkin sağlam”ın , özel haberi bir Felaketi gözler önüne seriyor . Çanakkale il”ini adeta abluka altına alan ve adeta ölüm saçan Termik santraller bu felaketin habercisi. Türkiye”nin DEV şirketlerine ait olan Şu anda biri Çanda TElAŞ'a, 3'ü ise, Biga”da İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.'ye ait toplam 4 termik santralin faaliyet gösterdiği Termik santral”ler Doğaya korkunç zararlar verirken , yapılması planlanan 12 Termik santral Bu bölgenin sonunu getirecek bir çevre felaketine yol açacak nitelikte. Yeşil bitki örtüsü zehirli gazlardan kuruyacak . Denizdeki balıklarımızın nesli tükenecek . Doğa katledilecek , En acısı da çocuklarımız göz göre göre zehirlenecek ta ki nefes alamaz hale gelene kadar .

Çanakkale Olay Gazetesi Seçkin Sağlam”ın özel haberi :

Çanakkale sınırları dahilinde ÇED yönetmeliği kapsamında değerlendirmesi yapılan termik santraller ile ilgili son veriler ile ortaya ürkütücü bir tablo çıktı. Hali hazırda faal halde bulunan 4 termik santrale, biri inşaat aşamasında, 6’sı ÇED olumlu kararı olmasına rağmen faaliyete başlamayanlar ve 5’i ÇED süreci devam eden santraller de eklendiğinde, Çanakkale Çan ve Yenice bölgesi ile Lapseki-Bandırma arasındaki bölgede toplam16 termik santralin etkisi altına girecek!

 Çanakkale’de Çan’da bulunan 18 Mart Termik Santrali ile birlikte başlayan ‘termik santral furyası’ devam ediyor. Dünyanın en güzel kentlerinden biri olarak nitelendirilen, eşsiz Kazdağları doğası, Biga Yarımadası, adaları ve körfezi ile Çanakkale, şimdi termik santrallerin kıskacı altında. Bugün faal halde bulunan üçü Biga’da (Değirmencik’te iki ve Bekirli’de bir) biri Çan’da, dört termik santralin çevresine irili ufaklı yeni termik santraller de gelmeye hazırlanıyor. Aralarında Türkiye’nin ‘dev’ şirketlerinin de bulunduğu termik santraller, ya davalar ile ya da ÇED süreci prosedürleri ile henüz faaliyete geçmediler. Ama henüz!
 
Çanakkale’de, Biga’da üç ve Çan’da bir olmak üzere kurulu ve faal halde bulunan termik santrallere, yenileri eklenmeye hazırlanıyorlar. Karabiga’daki bir termik santralin “inşaat aşamasında” olduğu öğrenilirken, “ÇED olumlu kararları bulunmasına rağmen, faaliyete başlamayan” grubunda 3’ü Karabiga, 2’si Lapseki ve biri Çan-Yayaköy olmak üzere 6 termik santralin önümüzdeki dönemde atağa geçmeleri bekleniyor. Tabi bunlara, iki Lapseki, iki Karabiga ve bir de Yenice Çırpılar’daki termik santral eklendiğin-de bu sayı 16’ya çıkıyor. Bunlara ek olarak Lapseki, Ayvacık, Yenice ve Ezine’de Mahalli Çevre Kurulu Kararı ile birer termik santralin de ÇED sürecinin sonlandırıldığı öğrenildi. ÇED süreci sonlandırılan Yenice-Çırpılar’daki termik santral, 2015 Nisan’ında yapılan Mahalli Çevre Kurulu’nun ilgili kararlarını revize etmesinin ardından tekrar ÇED sürecine başladı. Yani karar değişti, termik geri geldi!
 
Mevcut faal halde bulunan termik santrallerin kurulu güçleri 7 bin 75 megawatt olduğu öğrenilirken, buna inşaat aşamasında olan Karabiga’daki ‘inşaat aşamasında” ibaresi ile kayıtlarda bulunan 2 bin 660 megawattlık santral ile, “ÇED olumlu kararı bulunan ancak faaliyete başlamayan” bölümünde bulunan 6 ayrı projede 5 bin 891,5 megawattlık termik santraller ve  “ÇED süreci devam eden” 7 bin 772 magawattlık 5 termik santral eklendiğinde; toplam 16 termik santral ile 17 bin 691 megawatt kurulu gücündeki tesislerle üretim sağlanacak. Ayrıca bu santrallerin bir çoğunun halen “yürütmeyi durdurma” mahkeme kararları ve dava süreçlerinin de bulunduğu unutulmamalı.

 

KÜL ATIKLARI ÇEVREYİ, IRMAK VE DENİZİ KİRLETİR
Termik santrallerde üretilen enerjinin sadece %30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte; kalan kısmı ise "kaçak enerji" olarak adlandırılmakta ve kazanından radrasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. Termik santrallerin en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyuyla ilgilidir ve termik santrallerin soğutma suyu gereksinimi büyüktür. Bu nedenle termik santraller genellikle nehir, göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanılabilecek kaynaklara yakın yerde kurulmaktadır. Atıkların denize atılması, karaya serpiştirme çok eskiden beri kullanılan sorumsuz atık yöntemidir. Deniz, akarsu ve göllerde yapılan atık ısı boşaltımlarının en az düzeye indirilmesi; denizlerdeki biyolojik yaşamı tehlikeye sokan termal kirlilik kaynaklarının yayılmasını önlemek uluslararası düzeyde sözleşmelere de girmiştir. Termik santrallerin en çok şikayet edilen ve çevreye zararı dokunan ve yazımızın başında da güncel örnekler vererek açıklamaya çalıştığımız gibizararı  kül atıklarıdır. Örneğin 100 Megawat gücünde bir termik santralde 1 yılda -3,8x10-5 K cal/sn termik etki, 750 ton Karbon monoksit; 45000 ton Kükürt dioksit, 3500 ton katı parçacıklar; 26000 ton Azot oksit; 250 ton hidrokarbon; 5560 m3 kül dışarıya saçılmaktadır.

YEŞİL BİTKİ ÖRTÜSÜ GAZLARDAN KURUYACAKTIR

Termik santrallerin bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar kükürt dioksit ve azot oksitleridir. Bitkilerin bu gazlara en hassas olan ve etkilenen organı yapraklarıdır. Yapraklardaki stomalar vasıtasıyla yaprak bünyesine giren bu gazlar yapraktaki klorofillerin yapısını bozmaktadırlar. Ayrıca yanık etkisi, serbest asit halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlar üç ayrı boyutta görülebilmektedir. Bunlar akut, kronik ve gizli zararlardır. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte, kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Görünmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır.

Kükürt dioksitin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka, yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi artırıcı, bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik etkinliği yok edici bir etkide bulunarak, dolaylı yoldan bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. Bu direnç zayıflığı da zararlı böcek ve mantarların üremesi için gerekli ortamı oluşturur. Bu böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok ederler. Kükürt dioksitin yapraklardan sonra en etkili olduğu yerler bitki besin maddelerinin taşındığı iletim borularıdır. Bu borular vasıtasıyla bu gazın yaptığı zarar bitkinin diğer kısımlarına yayılır. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Ayrıca polenler ve dişicik boruları zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Meyvedeki belirtiler bitki bir yıl Kükürt dioksite maruz kaldıktan sonra belirginleşir. Bitkilerdeki termik santrallerden kaynaklanan zararlar yaprak lekeleri, yaprak kurumaları, yaprak ve meyve dökülmeleri, büyümedeki gerileme, solgunluk ve ölümle sonuçlanır.

Resim Galeri
  • Yaratıcı Zihinler dur durak bilmiyor
  • Yaratıcı Zihinler geleceğin Bilim Adamlarını yetiştiriyor
  • Kerimoğlu toplantı yapan işçilere Rest çekti
  • Mecliste helalleşti sıra ilçe halkında
  • Şevval Sal , Kerimoğlu düeti
  • Kulaklarımızın pası silindi
  • Leyla ile mecnun sahnelendi
  • Müjdat Gezen Sanat Merkezi Bakırköy'de açıldı ...
  • Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Düşünen Şarkılar
< >